EDEBİYATLA DOĞAYA KAÇIŞ

Her ne kadar günümüzde şehir hayatı âdeta bir norm haline gelse de doğayla iç içe olmak, doğada vakit geçirmek hepimiz için bir ihtiyaç. Fakat günlük hayatın koşuşturması içinde buna pek az vakit bulabiliyoruz. Özellikle sosyal hayatın hızla daraldığı son aylarda, doğaya kaçma isteğiniz iyiden iyiye artmış olabilir. Bu arzu, tarih boyunca pek çok yazarın da içinde büyümüş ve doğaya duydukları özlemi eserlerine yansıtmışlar. İçindeki doğa özlemini edebiyatla dindirmek isteyen okurlarımız için birkaç önerimiz var:


Ağaçların Gizli Yaşamı - Peter Wohlleben

Belki kısa süre önce dikilmiş bir fidan, belki de yüzyıllardır dallarını gökyüzüne uzatan bir çınar… Ağaçların bizim bildiğimizin, kavrayabildiğimizin çok ötesinde bir yaşantısı var. Bu alanda yapılmış bilimsel araştırmalar ve kendisinin yıllara dayanan gözlemlerinden yola çıkan Wohlleben’e göre ağaçlar da tipik insan davranışları sergiliyor. Ağaç ebeveynler, birlikte yaşadıkları yavrularıyla iletişim kuruyor ve onların büyümelerine destek oluyor. Bunlar yetmezmiş gibi ağaçlar birbirini yaklaşan tehlikelere karşı uyarıyor ve aralarındaki hasta veya acı çeken bireylerle gıdalarını paylaşıyorlar.

Walden - Henry David Thoreau

İnsanoğlunun hırslara ve ihtiraslara dayanan medeniyetine arkasını dönüp, yaşamak için ormana giden yazar Henry David Thoreau, Walden Gölü kıyısında kendi emekleriyle inşa ettiği kulübede iki yıl boyunca doğayla iç içe yaşadı ve tüm tecrübesini eserine aktardı. Walden, işte böyle doğdu. 

Atmacanın A’sı - Helen MacDonald

Helen Macdonald’ın pek çok ödüle layık görülen romanı Atmacanın A’sı, yazarın hayat birikiminin damıtılmış bir hâli gibi. Aynı zamanda Cambridge Üniversitesi’nde ders veren bir doğabilimci olan Helen Macdonald, babasını beklenmedik bir biçimde yitirmesinin ardından teselliyi yine doğada arıyor.

Yabana Doğru -  Jon Krakauer

Christopher McCandless’ın adını duymayan pek yoktur, hele hayatının en büyük macerasını konu alan, bol ödüllü Into The Wild adlı filmden sonra! Kimileri için gerçek bir maceracı, kimileri içinse hayalperest olan Christopher McCandless, namıdiğer Alexander Supertramp, sahip olduğu her şeyi ardında bırakıp Alaska’ya doğru yola çıkarken aklında tek bir şey vardı: Doğa ile bütünleşmek. McCandless’ın yanında sadece dört buçuk kilogram pirinç, bir yarı otomatik tüfek, arasında yerel bitkiler hakkında bilgi veren kitapların da bulunduğu birkaç kitap ve kamp ekipmanı ile çıktığı bu ölümcül yolculuk, 1996'da Jon Krakauer tarafından Yabana Doğru adıyla kitaplaştırıldı. 

Yaban - Cheryl Strayed

Cheryl Strayed da tıpkı Christopher McCandless gibi, tüm hayatını kökünden değiştirecek bir yolculuğa çıkmıştı. Parçalanmış bir aile, biten bir evlilik ve dibe vurmuşluğun acısıyla daha fazla baş edemeyeceğini fark eden Strayed, pek çoklarına çılgınca gelecek bir karar verdi: Kaliforniya'nın çöllerinden Sierra Nevada'nın dondurucu tepelerine, Oregon'un ormanlarından Washington State'in Tanrılar Köprüsü'ne, 1800 kilometreden fazlasını yürüyecekti. Oysa ne uzun mesafe yürüyüşlerine ne de açık havada zaman geçirmeye dair bir tecrübesi vardı. Fakat vahşi doğanın göbeğine doğru çıktığı bu yolculuk, onun hayatını kökünden değiştirecekti. 


 
 


Kitap365.com, web sitemizde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezleri kullanır. Daha fazla bilgi için tıklayın